Bakış Açısı
|
[04/01 02:34AM] ASELSAN MÜHENDİSLERİNİN ÖLÜMÜNDEKİ SIR PERDESİ |
|
Bildiğiniz gibi 2006 yılının Ağustos ayında ve geçtiğimiz yıl 3 Aselsan mühendisi ölü bulundu. Bu mühendislerin hepsi de Türkiye için son derece önemli projelerde görev alan mühendislerdi. Milliyet'teki bir habere göre 7 Ağustos 2006 yılında ölü bulunan makine mühendisi Hüseyin Başbilen, ölümünden önce Türkiye'nin savaş teknolojisinde bağımlılığını ortadan kaldıracak çalışmalarına ilişkin bir sunum yapacaktı. Aynı zamanda yine Türkiye için son derece önemli olan Milli Tank projesi üzerinde çalışıyordu. Bu ölümden sonra ki, diğer haber 17 Ocak 2007 tarihinde geldi. Bu kez ölü bulunan kişi Elektrik Elektronik Mühendisi Halim Ünsem Ünal'dı. Birkaç gün içinde evlenecek olan Halim Ünsem Ünal F-16 savaş uçaklarının modernizasyonunda görev alıyordu. Yine Aselsan'ı ve Türkiye'yi sarsan son olay 26 Ocak 2007 tarihinde geliyor. Bu kez ölü bulunan, Batıkent'teki evinden atlayan(!??) Elektrik Mühendisi Evrim Yançeken'di. Şimdi gelelim işin ilginç yanına. Bu üç mühendiste şifre çözme konusunda son derece uzman mühendislermiş. Bu mühendisler, uçak tanıma sistemlerinin millileştirilmesi ve ABD güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılması çalışmalarını yürütmüşlerdi. Üç mühendisin üzerinde çalıştığı ikinci proje daha da önemliymiş. Amerika, başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeye her yıl geliştirdiği yeni silah teknolojilerini satıyor. Sattığı teknolojinin kontrolünü ise bırakmıyor. ABD istediği zaman, uydular aracılığı ile verilen talimatlarla, uçakları savaş dışı bırakabiliyor. İşte bu mühendisler, altı ay gibi kısa bir sürede, uçak tanıma sisteminin hakimiyetini Türkiye lehine çevirmeyi başarmış. Aynı zamanda ABD'nin savaş araçlarını saf dışı bırakma sistemini de çökertmiş. Sanırım bütün bunlardan sonra kafanızda herşey daha da netleşmiştir. Artık bu olayların intihar olmadığını sizde tahmin etmişsinizdir. Belki farketmişsinizdir, olaylar olduğu zamanlarda hükümet bu olayların üstüne hiç gitmedi. İntihar denilerek geçiştirildi, çoğu zaman ve dosyalar kapatıldı. Fakat adli tıp raporları bunun hiç de böyle olmadığını gösterdi. İntihar ettiği öne sürülen Hüseyin Başbilen'in boynunda ve sol el bileğinde kesikler vardı. Siz hiç intihar ederken hem boynunuzu hem de bileğinizi keser misiniz? Ayrıca o gün çantasında olması gereken sunum dosyalarının hiçbiri çantasında bulunamamış. Arabadaki sigara paketlerinden birinde ikinci bir kişinin parmak izi bulunmuş. Bütün bunlar ortadayken intihar denilip dosyanın kapatılmaya çalışılması aymazlıktan öte birşeydir. Bizim kendi teknolojimizi yaparak gelişmek istememizi içine sindiremeyen pekçok ülke var, bunu kabul ediyorumda, en önemli projelerde çalışan mühendislerine gereken desteği ve önemi göstermeyen hükümete ne demeli? Gerçi unutmuşum kusura bakmayın, Amerikaya gidip icazet alan bizim Başbakan değil di, öyle değil mi?
|
| Geri İzlemeler |
|
GERİ İZLEME URL'si: http://www.blogsever.com/trackback/687 |
| Yorum |
| Bir yorum gönder |

My StumbleUpon Page