|
Evet içimden birşey yazmak gelmiyor; çünkü milletçe yaşadığımız olaylar insanda ne heves bırakıyor ne de istek. Yıllardır terör belasından çeken bir ülke olarak artık neredeyse her gün şehitler verilmesine alışmaya veya alıştırılmaya!! başladık. Geçenlerde şehit verdiğimiz o gencecik askerlerimiz hepsinin yeri cennet olsun. Hepsinin ailesine başsağlığı diliyorum. Biliyorum ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Bizim de elimizden şu anda başsağlığı dilemekten başka birşey gelmiyor. Ama onlar hepimiz için şehit oldular. O yüzden onları kendimizden biri gibi sahiplenmeli ve ortak bir duruş sergilemeliyiz. Daha onların acısı geçmeden dün de polislerimizi şehit ettiler. Yine onlarında yeri cennet olsun. Koskoca Türkiye'nin düştüğü durumlara bakın. 30 senedir terörle savaşan kaç tane ülke vardır? Siyasilerin beceriksizliği ve oy avcılığı yüzünden terörle savaşı teröristle savaş zanneden aymaz kafalar, atacakları adımlarda hala kişisel çıkarlarına göre davranıyorlar. Bunda da en büyük sorumluluk tabi ki hükümetindir, başbakanındır, içişleri bakanındır, milli savunma bakanındır. Kimse kendini kandırmasın. Amerikanın ve Avrupa'nın desteğiyle iktidara gelenler, onlardan izinsiz birşey yapamazlar tabi ki. Atatürk'ünde dediği gibi: "Sizi yönetenlerin ilk önce kanlarına bakın" diyerek boşuna söylememiş. Atatürk'ü ve devrimlerini küçümseyerek, ülkeyi kuran bir partiye bu ülkede dikili ağacımı var diye aşağılayarak, müslümanlığın arkasına saklanarak Allah ile aldatıp insanların paralarını götürenlerin kanlarından şüphe ederim tabi ki. Bütün bunlara rağmen hala bu insanlara güvenip, bu insanların arkasından giden topluluğa da, gözlerini açıp kan uykusundan uyanmaları için daha neyi beklediklerini sormak istiyorum. Ne Tayyip Erdoğan, ne Abdullah Gül, ne de Fethullah Gülen. Hepiniz yalansınız. Gerçek mi? Gerçek şu: "Ey müslümanlar , Ey İnananlar! Herkesin elinde Kur’an ile nutuk atmasına aldanmayın Zira Kur’an Hz. Ali, Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekir’in elinde hak ve adalet dağıtırken, Yezid ve benzerlerinin eline geçince zulme, katliama, İşkenceye, sömürüye, baskıya, zillete, kafirle işbirliğine ve kalleşliğe alet edilir. Hatta onun adına Peygamberin soyu kurutulmaya çalışılır. Bebekler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar, kimsesizler katledilir."
|