|
Laikliğin güvencesi biziz diyen ama laikliğin altını oyarak insanlarını aptal yerine koyduklarını zanneden bir grup var bu ülkede; tümör ya da ur'da diyebilirsiniz. Habis bir tümör. Yani kötü niyetli. Yaptıklarıyla ülkeyi resmen kanser ettiler. Bunların yalanlarına inanan saflardan değilim. Kimden mi bahsediyorum. Tabi ki kendini müslüman zanneden dinci şaklabanlarından, onlara yalakalık yapan entel liboşlardan, hükümetin dümen suyuna giderek insanlara gerçekleri anlatmayan yalaka medyadan ve hala yapılanları görmezden gelerek bunları destekleyenlerden bahsediyorum. Hepinizin birer keneden farkı yok benim gözümde. Ülkenin kanını kuruttunuz. Neyse, bunların başlıkla ne ilgisi var diyeceksiniz şimdi. Aşağıdaki yazı bana bir e-posta ile geldi ve paylaşmadan edemedim. Yazıyı okuduktan sonra sizde niye böyle düşündüğümü anlayacaksınız.. Sizlere bir tatil yöresinde yaşadığım akıl almaz olayı aktarmak istiyorum. Eğer sizler de benim gibi medeniyetten yana ve toplumsal olaylara duyarlı olmaya çalışan biriyseniz lütfen bunu mümkün olduğunca fazla yere yaymamda bana yardımcı olunuz. "Nisan 2008 tarihinde Rixos Tekirova Oteli'ne giriş yaptık.Başlangıçta oteldeki hizmet kalitesi ve personelden çok memnun kalmıştık.Ancak 2.gün otele bir firmanın bayi toplantısı kapsamında 500 kişi civarında bir grup giriş yaptı.Otele girdikleri andan itibaren grubun profili otelde görmeye alışkın olduğumuz müşteri profilinden çok farklı olduğundan diğer tüm müşteriler gibi biz de rahatsız olmaya başladık.Zira hava sıcaklığının 28 °C'ye vardığı havuz başında haşema diye tabir edilen uzun şalvar pantolonlu, sakallı erkekler,kara çarşaflı kadınlar dolaşmaya başladı.Bakışları ile çevreyi çok rahatsız ediyorlardı. Ama esas önemlisi akşamüstü havuzun kenarında yaptıkları aşırı gürültülü ve herkesi rahatsız eden 2-2,5 saatlik toplantılarına otel yönetiminin hiç müdahalede bulunmaması.Lobinin tam bitiminde tüm otel müşterisinin günde en az 1-2 kez önünden geçtiği çok göz önü bir odanın MESCİD yapıldığını dehşetle fark ettik.Akşam yemeğine geldiğimizde bir gün önce aynı restorana girdiğimiz kıyafetimizle restoranın girişinde nöbetçi gibi duran ve sonradan Otel Yiyecek İçecek Müdürü olduğunu öğrendiğimiz şahıs bizi aynı kıyafetle içeri almadı.Aynı şortla 2 gündür her restorana girmiştim,üstelik mayo şort değil,diz hizasında kumaş şık bir bermuda modelidir.Restoranın kapısından çevrilince şikayet için yetkili birini ararken benim gibi mağdur olan ve benden daha da uzun kapri bir pantolon giyen bir başka beyle birlikte lobide Müşteri İlişkileri Müdürü olan şahısla tartışmaya başladık.Sesimizin yüksek olduğunu ve diğer müşterilerin rahatsız olduğunu söyleyerek bizi lobide bir köşeye aldı ancak gündüz ki 500 kişilik gürültüden dolayı nedense bu kadar hassasiyet göstermemişlerdi.Bana bu tartışma sırasında bunun otellerinde rutin bir uygulama olduğunu hatta tüm o yöredeki otellerin genel bir kuralı olduğunu belirtti.Ben de bir gün önce aynı kıyafetle aynı restorana girebilmişken bugün bu kuralın uygulamaya konmasının şaşırtıcı olduğunu söylediğimde dün gözden kaçmışsınızdır hep uygulanan bir kuraldır diye ısrar etti.Diğer bey de aynı şekilde bir gün önce aynı kapri pantolonuyla girebildiğini hatırlattı.Yine bir atlama olmuştur dedi.Bana Yiyecek İçecek Müdürü pantolon temin edeyim size diye tuhaf ve kabul edilemez bir teklifte bulundu.Kabul etmeyince Ala Carte restorana almakta ısrar etti.Bu tavır değişikliklerinin tamamen o gün giren ve siyasi ve dini eğilimleri her hallerinden belli olan grup nedeniyle oluştuğunu söyledik,reddettiler ancak tamamen bu otelde azınlık gibi hissettirildiğimizi,gelen grup nedeniyle özgürlüklerimizin kısıtlanarak sindirilmeye çalışıldığını belirttik.Sonra ben Ana restoranda girerek yemekte direttim, bana Yiyecek İçecek Müdürü eşlik ederek kapıdan girmeme yüksek müsaadeleriyle izin verildi !!!! ancak restoranda bile ayrı bir bölüm olan VIP kısımda yemem istendi.İzole edilmeye çalışıldık. Gece Operasyon Müdürünün de bulunduğu bir ortamda kendisi de bu uygulamanın rutin olduğunu tekrar etti.Ben de az önce restoranda gördüğüm kara çarşaflı hanımı göstererek bu giysiyle veya sarıkla,cüppeyle girebilir miyim otelinizin restoranına diye sorduğumda bu kıyafetlerle girmenizi kısıtlayıcı bir kuralımız yok ama bu şortla giremezsiniz dedi. Bundan sonra olay zaten koptu ve otelden ayrılmak istediğimizi belirttik.Ertesi sabah otele beraber geldiğimiz diğer 3 odadaki arkadaşlarımızla birlikte Rixos Tekirova'dan adeta kaçtık.Sabah Odalar Bölüm Müdürü ve Genel Müdür ısrarla özür dileyerek otelde kalmamızı istediler.Böyle bir uygulamanın olmadığını bir yanlışlık olduğunu aslında böyle bir kısıtlamanın olmadığını söylediler ama bir gece önce bu kuralı dayatmaya çalışan 3 müdürleriyle ilgili bir girişimde de açıkçası bulunmadılar.Biz de aynı ortamda o yönetim ve 500 kişilik aykırı toplulukla bir arada kalmak istemediğimizden otelden çıktık." Rixos Otel yönetimi kendileri her ne kadar inkar etseler de kesinlikle bu farklı topluluğa öncelikli hizmet prensibiyle hareket ederek, diğerkonaklayanların kişisel haklarını hiçe sayarak tavırlarını belli etmişlerdir." Evet gördüğünüz gibi. Anadolunun pekçok şehri bunun gibi örneklerle dolu. Kendi ülkesini Avrupa Parlementosuna şikayet eden bir Dıişişleri(!!) Bakanının yönettiği hükümetten bu ülkede hiçbirşey olmaz. Takiyyeci Liboşlar sizi...
|