|
[01/04 05:01PM] CIA, AKP VE FETHULLAH GÜLEN |
|
Gündeminin sürekli değiştiği ülkemizde, bazı şeyler ise hiç değişmiyor. Dünyada yaşanan olayları bir film sahnesine benzetirsek, her filmde olduğu gibi bu filmde de oyuncular, yönetmen, ışıkçılar, müzikçiler vs vs. hepsi var. Figüranlar, ışıkçılar, müzikçiler değişsede, yönetmen pek değişmiyor: Emperyalizm. Bu yüzyılda emperyalizmin başını A.B.D. çekiyor. Şu dünyada Amerika'nın çıkarları uğruna yapmayacağı şey yoktur. Şeytana pabucunu ters giydirir.
Pekçok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de Amerika'nın her zaman başrol oyuncuları olur. Zaman değişir, oyuncular değişir ama amaç değişmez. Aslında geriden bakıldığında başroldeki oyuncuların yaptıklarını pek bilmezsiniz ya da göremezsiniz. Çünkü sizi hiç karşı koyamayacağınız bir yerden vururlar: Din. Bunun için başrol oyuncular çok özenle seçilir. İnsanlara çok güzel hitap ederek ve insanların dini duygularını çok iyi bir şekilde kullanarak onları etkileri altına alırlar. Bunlardan birisi Fethullah Gülen, diğerisi Recep Tayyip Erdoğan'dır.
Bunların şifrelerini CIA'in kendi hazırladığı raporlarda görmek mümkündür. Gelin bu raporda yazılanlara birlikte bakalım. Aşağıdaki yazının alındığı sitenin adresine şuradan ulaşabilirsiniz. Sitenin kendi yazısı olduğu için yorum katmadan yayınlıyorum:
"İslam Dünyası kendi değerlerini ve doğasını tanımlamanın kavgasını yaşıyor. Peki ABD'nin bu kavgadaki öncelikleri neler? Önce İslamiyet'ten kaynaklanan şiddetin önlenmesi, sonra ABD'nin İslamiyet'e karşı olduğu imajından kaçınılması ve daha sonra da İslam dünyasının demokratikleştirilmesine yönelik atılacak radikal adımların planlanması... İslam dünyası şu an gelişememe ve globalleşme ile uyumsuzluk sorunlarıyla boğuşuyor ve bugüne kadar İslam dünyasında çare için bulunan milliyetçilik, Pan-Arabizm, İslam devrimi vb. kavramların da bu çözümde yetersiz kaldıkları görülüyor." Bu tanımlamadan sonra raporda İslam dünyası 4 başlıkta şöyle kategorize ediliyor: " 1) Köktendinciler: Demokratik değerleri redderler ve İslami değerlerle yönetilen otoriter bir devlet biçiminden yanadırlar. 4) Laikler: Din ve devlet işlerinin ayrılmasından, Batı türü demokrasiden yanadırlar ve dini kişisel düzeye indirgemeye çalışırlar."
Bu kategorilendirmenin ardından ABD yönetiminin yapması gerekenler raporda şöyle sıralanıyor:
"Önce 'Ilımlı İslamcılar' desteklenecek: Çalışmalarının ve görüşlerinin yaygınlaştırılması için maddi katkı yapılacak, daha geniş kitlelere ve özellikle gençlere ulaşmaları teşvik edilecek, sivil toplum kuruluşları kurmalarına, eğitim için yer bulmalarına ve politik süreç içinde gelişmelerine destek olunacak, görüşlerini yaymak için web sitesi, okul, enstitüler kurmalarının önü açılacak ve Ilımlı İslamın kitlelerin alternatifi olması sağlanacak.
Köktendincilere karşı tutucular desteklenecek: Bu amaçla, her iki grubun ittifak kurmalarının önüne geçilecek, tutucularla Ilımlı İslamcıların ittifak kurmaları sağlanacak ve tutucu eğitim kurumlarğnda Ilımlı İslamcıların görüşlerinin yayılmasına çalışılacak, tutucu İslamcılar arasında özellikle Sufizm'in taban bulması için uğraşılacak.
Laikler, duruma göre desteklenecek: Laikler'in köktendinci tehlike karşısında ABD ile aynı görüşte olmaları için uğraşılacak ve bu durum laiklerin milliyetçilik ve sol akımlara yanaşmaları önlenerek gerçekleştirilecek.
Köktendincilerle etkili mücadele edilecek: Köktendincilerin terör eylemleri sürekli gündemde tutulacak, gazetecilerin köktendinci akımlar içindeki yolsuzlukları, baskıları,moralsizliği sürekli gündemde tutmaları sağlanacak, aralarındaki bölünmeler hızlandırılacak."
Raporun daha sonraki bölümlerinde kategoriler daha detaylı olarak anlatılıyor ve Türkiye'yi ilgilendiren bölümler başlıyor.
Örneğin Köktendinci gruplar arasında El Kaide ile birlikte Kaplancılar da sayılıyor. Laik kategoriye en iyi örnek olarak Türkiye'deki Kemalistler gösteriliyor ve aslında milliyetçilik vb. akımlar nedeniyle laiklerin ABD'ye çok yakın bakmadıkları da raporda yer alıyor.
Peki bu durumda en iyi ittifak yapılacak grup olarak olarak hangisi kalıyor?
Rapora göre bu durumda en iyi ittifak Ilımlı İslamcılarla gerçekleştirilebilir... Ve sıkı durun raporun 38. sayfasında Ilımlı İslamcı olarak Türkiye'den Fethullah Gülen'in adı örnek olarak veriliyor. 39. sayfada da Ilımlı İslamcıların en büyük eksikliklerinden birinin "ekonomik güç" olduğu vurgulanıyor ve maddi açıdan desteklenmeleri isteniyor.
Raporda Türkiye'nin Ilımlı İslam için iyi bir model oluşturduğu tespitinde bulunularak, bu konuda Türkiye'deki iktidarın desteklenmesi gerektiğinin de altı çiziliyor.
Raporun son bölümünde "Derin Strateji" başlığı altında da, ilk başta verilen "Yapılacaklar" daha da detaylandırılıyor.
Burada en ilgi çekici olanı da, "Ilımlı İslami bir lider oluşturulması" başlığı altında ortaya çıkıyor:
"Ilımlı İslamcılar'ın cesur sivil liderler olmasına çalışılmalı ve demokrasi, insan hakları, kadın hakları konusunda etkili politikalar geliştirmeleri sağlanmalı. İslamın bir üst kimlik olduğundan çok, insanların kimliklerinin bir parçası olduğu işlenmeli, sivil toplum örgütleri oluşturarak Ilımlı İslamcı liderlere yardım edilmesine çalışılmalı..."
Gördüğünüz yukarıda anlatılanlar, bugün kü Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının zihniyeti ile birebir olarak uyuşmaktadır. Hala gerçekleri görmek istemeyenlere duyrulur...
|
| Geri İzlemeler |
|
GERİ İZLEME URL'si: http://www.blogsever.com/trackback/1632 |
| Yorum |
| Bir zamanlar
Bir zamanlar dış mihraklar vardı. Onlarla yatar,onlarla kalkardık. Kadayıfcı Necmettin Erbakan dede ağzından düşürmezdi onları.Papağan gibi sürekli aynı şeyi söylerdi.Yatırımlarını kollayıp korumak ve kilolarca altınını saklamak için muhtelif senaryolar üretirdi... Kafamıza düşen her saksıda kendi kusurlarımızı görmemizi engellemek için iyi masaldı bu dış mihraklar. Kimisi de buna paranoya derdi,kimisi dikkat çekerdi.Ama bunlar hep vardı. İçerideki hainlare bakmadan kızardık bu dışardaki hainlare. Sonra; dedenin torunları tüydüler. Amerika'ya,Almanya'ya,Filipinlere... Okullar açtılar,matbaalar kurdular. Kimisi site kurdu sonra kudurdu. Şimdi bunlar hem dışarıda hem içeride. Ah şu dış mihraklar... Cem Akkılıç 8.Nisan.2008 Fettullah Gülen'e birde Onuncuköyden bakın http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/ tarafından yazıldı: Cem Akkılıç | 08/04 08:22PM Çıkarları Savunmak Sevgili Cem. Olayları ne güzel de özetlemişsin. Perde arkasında o kadar çok olaylar dönüyor ki, hepsini aynı anda takip etmek mümkün değil. Soğuk savaştan sonra Amerika'nın ülkemize biçtiği yeni rol "Ilımlı İslam" ve bunun için biçilmiş kaftan: "Fethullah Gülen". Kendi ülkesinin çıkarları için savaşıp, kendi ülkesi için çalışması gereken bir insan, arkasına FBI ve CIA desteğini almış Amerika için çalışıyor. Ve bunu da müslümanlık adına yaptıklarını söylüyorlar. Son derece trajikomik bir durum. Ne diyelim umarım birgün gerçekleri görürler ama pek zannetmiyorum.. tarafından yazıldı: Aydın Demirel | 10/04 02:21AM |
| Bir yorum gönder |



My StumbleUpon Page